Ana Sayfa
Antrak Gazetesi
Eski Sayılar
Antrak Ana Sayfası
Yorumlariniz ve Sorularınız için mail adresimiz. Editör Burçak Çubukçu'ya bu adresten ulaşabilirsiniz


İnternette İlk 
Türk Amatör Telsiz Gazetesi

EVRENSEL IŞIK - 9

TEKNOLOJİNİN  IŞIĞINDA

GELECEĞİN TÜRKİYE’Sİ

Mutlu Payaslıoğlu (TA2GW)
Mutlu Payaslıoğlu
Mutlu Payaslıoğlu
TA2GW

e-mail : ta2gw@antrak.org.tr
 

 
Tüm ışık dostlarına ve amatör arkadaşlarıma merhaba. Bu ay geleneksel 
yazma konumdan uzaklaşarak biraz zamanımıza bakmak istedim. Bunun 
nedeni önümüzdeki günlerde Türkiye’yi önemli bir atılımın başına getirecek 
olan gelişmeler konusunda bildiklerimi sizlerle paylaşmak. Anlatım şeklim 
ise mümkün olduğunca herkesin anlayabileceği bir dil ile olacak. Konuların 
çok teknik detaylarına girmeden daha çok yaşantımızı etkileyeceği şekliyle 
sizlere yansıtacağım.

Information Technology(IT) yani Bilişim Teknolojisi olarak adlandırılan 
sektör dünyanın en hızlı gelişen sektörüdür. Bu sektör içine ileri haberleşme 
teknolojilerinden bilgisayar sistemlerine, uzaktan algılama cihazlarından 
robotlara kadar uzanan çok değişik ve günlük yaşantımızı etkileyecek 
teknolojiler girmektedir. Yani bu terim ile ifade edilenler sadece bilgisayar 
sistemleri değildir. Fakat bilgisayar sistemleri ve onların kendi aralarında 
oluşturdukları iletişim yapıları tüm bu gelişmelerin merkezinde yer alır ve 
etrafındaki pek çok gelişmeyi de doğrudan etkiler.

Bilişim teknolojisindeki gelişmeler o kadar fazladır ki, profesyonel anlamda 
çalışanlar bile takip etmekte zorlanmaktadır. Üniversitede okuduğumuz 
sıralarda öğrendiğim bir şey beni çok etkilemişti: Bilişim teknolojilerinde 
yaşanan gelişmeler otomotiv sektöründe yaşansaydı bugün herkesin bir 
Royce Royce arabası olabilir ve arabalarımızı el çantamızda taşıyabilecek 
küçüklüğe indirebilirdik. Bence duyması bile güzeldi. O zamanlar söylenen 
bu sözleri bir de gelip şimdi düşünün. Eminim bundan 10 yıl önceki 
bilgisayar sistemleri ile bugünün sistemlerini ve iletişim araçlarını 
karşılaştırdığımızda sanırım şöyle bir tablo çıkabilir : Bilişim teknolojilerinde 
yaşanan gelişmeler ulaşım sektöründe yaşansaydı bugün herkesin özel 
bir uçağı olabilirdi, hatta belki bir uçan dairesi. Şaka bir yana eskiden 
severek takip ettiğimiz Jetgiller adında çizgi film gözlerimin önüne geliyor. 
Sanırım orada herkesin özel bir uçan aracı vardı ve park ettiklerinde 
ellerinde taşıyabilecekleri  çanta haline dönüşebiliyordu. Jetgillerin yaşam 
standartlarını o zamanlar zevkle ve kafamızda acaba birgün olabilir mi diye 
seyrederdik. Şimdi ise bunların ne zaman olacağını sorguluyoruz. 
İşte insanoğluna düşünce sıçraması yaptıran bu gelişmeler 
Bilişim Teknolojilerinde olan gelişmelerden kaynaklanmaktadır.

Bu gelişmelerin altında yatan gerçek nedir sorusunun yanıtını ise biraz 
felsefi bir bakış açısı vermeye çalışayım. İnsanoğlu doğası gereği iletişim 
kurmak zorunda olan sosyal bir varlıktır. Beynimizin %10 gibi bir miktarını 
aktif olarak kullanabildiğimiz için eskiden sahip olduğumuz telepati ve 
haberleşme yeteneklerini kaybetmiş durumdayız. Fakat bu bizim iletişim 
kurma ve “Bilişme” arzumuzu köreltmemiş, teknolojiyi geliştirmek suretiyle 
açıklarımızı kapatmaya çalışmamıza neden olmuştur. İşte tüm bu 
gelişmelerin altında yatan temel gerçek budur; daha çok iletişim kurmak, 
daha hızlı iletişim kurmak, daha fazla bilgiden haberdar olmak, kısaca 
daha çok "Bilişmek”. Bunun sonucunda da “Toplu Bilinç” e ulaşmak.

Son beş yıldır ise bu kavrama yeni bir boyut gelmiştir. İletişim sadece tek 
bir kaynaktan bilgi alma boyutunu aşarak karşılıklı bilgi alış-verişi boyutuna 
gelmiştir. İletişim araçlarının hızlarının ve çeşitlerinin artması ile gittikçe 
daha fazla olaydan haberdar olmaktayız. Yaşadığımız dünya sadece kendi 
çevremizle değil tüm dünya ile sınırlanmaktadır. Bu nedenledir ki bizi 
sadece çevremizde olan olaylar değil tüm dünyadaki gelişmeler 
ilgilendirmektedir. Benim özellikle şehirli insanlarda gözlemlediğim şey; 
insanların yakın çevrelerinden çok, kendinden uzak, hatta çok uzak 
konularla daha fazla ilgilendiği yönündedir. Bu insanları yakın sosyal 
çevresinden biraz uzaklaştırırken, uzak çevresine karşı olan duyarlılığını 
arttırmaktadır. Sonuç olarak globalleşen insanoğlu sadece haber almakla 
yetinmeyerek, olaylara karışma, fikir bildirme, araştırma yapma gibi 
istemlerle hareket etmeye başlamıştır. Bu konuda sanırım en büyük 
yardımcısı ise bilgisayarlar ve bence insanoğlunun bu yüzyılda geliştirdiği 
en önemli buluş Internet olmaktadır. 

Internet, Bilişim Teknolojileri içersinde insanoğlunu en çok etkileyen ve 
etkileyecek buluştur. En güzeli de tek bir kişinin değil kullanan herkesin 
geliştirdiği bir teknoloji olarak insanlık kültürüne damgasını vurmasıdır. 
Internet bize neler sağladı ve neler sağlayacak? Bunun en güzel yanıtını 
teknolojiyi en hızlı geliştiren ve yaşamlarına geçiren A.B.D. de görmekteyiz. 
Internet dünyasına bağlı olan kullanıcı sayısının yaklaşık 200 milyon 
olduğu ve bunların büyük bir bölümünün A.B.D. de olduğunu sayısal 
verilerden öğreniyoruz. A.B.D. bazı gelişmiş eyaletlerinde Internet’e 
bağlı kişiler nüfusun yarısını oluşturuyor. Internet’e bağlanan kullanıcıların 
sayısı her ay %3 artmaktadır. Bu nüfusun büyük bir bölümü Internet’i 
sadece eğlence ve sohbet amaçlı kullansa da zamanla bu eğilimlerin 
araştırma, ticaret, bilgi yayınlama gibi Internet’in esas amaçlarına hizmet 
edecek şekilde değiştiği gözlemleniyor. 

Internet’in en önemli faydası bir tek bilgisayar ve telefon hattıyla dünyanın 
en büyük bilgi kaynağının kapısını aralayabilme şansıdır. Internet öncesi 
teknolojilerde bilgiye ulaşmak için kaynağına gitmeyi gerektirirken şimdi 
evinizden rahat bir çalışma ortamından bilgilerin yanınıza gelmesini 
sağlıyorsunuz. İnsana büyük bir maddi rahatlık da sağlayan bu teknolojiyi 
sınırsız amaçlarla kullanmak mümkündür. Çünkü paylaşılan yapı o kadar 
güzel bir zemin hazırlamaktadır ki, burada insanoğlunu sınırlayacak tek 
şey kendi düşüncesidir. İnsanoğlunun düşüncelerinin sınırsız olduğunu 
bildiğimize göre Internet’in gelecekte insanlık tarihine gerçekten nasıl 
damgasını vuracağını tahmin etmek sanırım pek zor olmayacak.

Internet’in gelişimi onu ortaya çıkaranların bile hayallerinin sınırlarını 
aşmıştır. Ortaya çıkan bu hayal dünya kendi kanunlarını, dilini ve kültürünü 
yaratmaktadır. Belki hep hayal edilen “Toplu Bilinç, Toplu Kültür” 
terimlerinin temeli Internet üzerinde atılacaktır. Internet’in gelişimi günlük 
yaşantımızı ve davranışlarımızı da değiştirmektedir. İşte bu nedenle 
Internet’e arka dönmek ışıktan kaçmakla eş anlamlı olmaktadır. Çok yakın 
bir zamanda evinde bilgisayar ve Internet bağlantısı olmayan aile 
kalmayacaktır. Bu bir lüksün ötesinde, bir gösteriş ya da iyi yaşam 
standardını göstermenin ötesinde zorunluluk halini alacaktır. Gençler 
evlenirken tüm beyaz eşyalarının olmasını arzu ediyorlar (Ne yazık ki 
son yapılan araştırmalarda paranın sevginin önüne geçtiği görülmekte) 
Bu eşyalar arasında belki şu sıralar bilgisayar yok ama yakın zamanda 
ben en azından bulaşık makinasından daha öncelikli bir konumda yer 
alacağını ümit ediyorum. Burada çok küçük bir parantez açmak istiyorum, 
evinize bir bilgisayar ve Internet bağlantısı almakla neler sağlıyorsunuz? 
Yazı yazma, resim yapma, derslere yardımcı olma vs. bilgisayar ile 
gerçekleştirebileceğiniz her türlü klasik aktivite, televizyon, müzik seti, 
sözlük, değişik müzik enstrümanları, CD çalar, video, telefon (Hatta 
uluslararası görüşmeleri bile son derece komik ücretlerle yapılmasına 
imkan sağlayacak kadar), sanal gerçeklik, dünyanın en büyük kütüphane 
ve araştırma mekanına açılan bir kapı,  hiç tanımadığınız kişilerle sohbet 
imkanı, Internet gazetelerini okuma imkanı (ANTRAK Gazetesi de 
bunlardan biridir  http://www.antrak.org.tr/gazete ), evinizden çıkmadan 
banka işlemlerini yapabilme, alış veriş, fatura ödemeleri, rezervasyon, 
uzaktan eğitim (Son habere göre Internet üniversitelerinden diploma 
alanlar hızla artacak http://idea.metu.edu.tr  )  ajanda, hesap makinası, 
tele sekreter, evinizdeki araçları denetleyecek bir merkez… Bu listeyi 
ben burada kesmek istiyorum, ama siz uzatabilirsiniz. Görüleceği gibi 
evinize tek bir makina almakla aslında ne kadar çok şeyi almış 
oluyorsunuz, geriye bunları kullanmak kalıyor ki işin o tarafı biraz merak, 
biraz zaman ayırmakla rahatlıkla yapılabilmekte. 

Bilgisayar ve Internet size evinizde daha rahat yaşam koşulları 
sağlamayabilir, hatta evinizde kavgalar çıkmasına da neden olabilir 
(Özellikle Internet yüzünden). Ama eğlenceden, araştırmaya, bilgi 
edinmeye, değişik insanlarla sohbet etmeye kadar çok renkli olanaklar 
sunacaktır. Bu bir yaklaşım meselesidir. Eğitimde ve devlet politikalarında 
bilgiye yatırım yapılmasının önemi anlatılırsa, insanların seçim öncelikleri 
değişecektir. İşte o zaman insanlar belki bulaşıklarını elinde yıkayacak 
ama bilgiye zamanında ulaşacak ve bu nedenle mutlu olmasını bilecektir.

Tüm bunlar belki bu yazıyı okuyan sizlerce hep bilinen şeylerdi, ben sadece 
bir toparlama yapmak istiyorum. Yazım her ne kadar sadece Internet 
üzerinde bu gazetede çıksa ve belli bir kitle tarafından okunsa da, 
yazıcıdan döküm alınarak bilgisayarı olmayanlarında ellerine ulaşabileceği 
ümidini taşıyorum. Amacım bizim gibi önde giden insanların çevresindeki 
insanlara bu işi doğrularıyla anlatması ve geleceğin  teknolojisini bir an 
önce tanıtmasıdır. Çünkü milletimiz matbaanın 300 yıl geç gelmesi 
nedeniyle çok büyük bir kayba uğradı, aynı hatayı yeniden yapmamamız 
gerekiyor. Şu anda Türkiye Internet trenini yakaladı ve önünde çok güzel 
günler var. Şimdi bugüne kadar Türkiye’de neler yapıldı ve neler yapılıyor 
bunu anlatmaya çalışayım.

Türkiye’ye Internet ilk kez Tübitak http://www.tubitak.gov.tr ve O.D.T.Ü. 
http://www.metu.edu.tr  nin bir projesi olan TR-NET http://www.tr-net.net.tr  
ile geldi. Bununla ilgili tarihi bilgiyi ve ayrıntılı teknik çalışmaları 
http://www.ubak.gov.tr/kurul/calisma  adresinden edinebilirsiniz. 
Türkiye Internet altyapısını oluşturabilmek amacıyla TURNET projesini 
başlattı. TURNET Türkiye’nin Internet ana omurgası olacaktı. Türk Telekom 
(TT) ile gelir paylaşımı esası ile oluşturulan omurgayla Ankara-İstanbul-İzmir 
illerini birbirine bağlayacak hızlı bir omurga planlandı. İlk başta bu üç ile 
2Mbit daha sonra 10Mbitlik hatlarla birbirine bağlandı. Ankara ve 
İstanbul'dan önce toplam 4Mbit daha sonra toplam 16Mbit kapasitelerinde 
yurtdışı Internet bağlantıları sağlandı. Türkiye’de son kullanıcı kitlesine 
ulaşmak için Internet Servis Sağlayıcılar(ISS) kuruldu. Tüm ISS’ler kanun 
gereği ana ulusal ağ  olan TURNET’e bağlanmak zorundaydı. Burada 
dikkat edilecek olursa geçmiş zaman eki kullanarak anlatımımı 
gerçekleştiriyorum, çünkü kurulan bu yapı ne yazık ki iyi planlanamaması 
nedeniyle bugün terk edilmeye başlanmıştır. Türkiye Internet’inin uzun bir 
süre gelişimini engelleyen bu oluşumun terk edilmesi ve yerine çok 
daha gelişmiş bir sistemin kuruluyor olması ise işin sevindirici yönüdür. 
TURNET deneyiminde yaşanan hız, işletme ve kapasite arttırımında 
karşılaşılan problemlerin yeni kurulacak ulusal ağ TTnet de olmayacağını 
ümit ediyoruz.

TURNET’in yerini alması planlanan TTnet ulusal ağı Türkiye’nin önünü 
açacak çok önemli bir projedir. Bu ağ ile Ankara, İstanbul (Her iki yakası 
da) ve İzmir 155Mbit, 20 büyülk ilimiz 34Mbit ve geri kalan iller ise 
2Mbit hızlarla fiber optik kablolar ile birbirine bağlanacaktır. Zaman 
içinde Internet ana omurgasına bağlı olmayan ilimiz kalmayacaktır. 
Yurdışı çıkışları da Ankara, İstanbul ve İzmir’den uydu kanalıyla ve çok 
büyük kapasitelerle olacaktır. Bu ne demektir? Bu, şu anda üç büyük 
ilimiz dışında çok büyük zorluk ve ücretler karşılığında verilen kiralık hat 
hizmetlerinin yaygınlaşması demektir. Bu, şu anda kullanılan ağdan en az 
10 kat daha hızlı ve gelişebilecek  en son teknoloji bir ağ üzerinde 
çalışabileceğiz demektir. Bu, her türlü Internet hizmetlerinin ucuzlaması, 
dolayısıyla artık ekonomik alım sınırlarının zorlanmaması, hizmetlerin 
yaygınlaşması demektir.  
 

TTnet dışında çok önemli bir adımda kablo-TV üzerinden Internet 
hizmetlerinin verilmesidir. Kablo-TV üzerinden verilmesi planlanan 
Internet hizmetleri için mevcut kablo-TV altyapısında bazı yatırımların 
yapılmasına başlanmıştır. Şubat 1999 itibariyle Türkiye nüfusunun yoğun 
olduğu yerlerde başlayarak, şebekenin ulaştığı her yerde Haziran 1999 
tarihine kadar alt yapı çalışmaları tamamlanacaktır. Bu sayede evimizden 
veya işyerimizden Internet’e bağlanmak için telefon veya kiralık hat 
şebekelerinin dışında yeni ve çok hızlı bir yapıya kavuşmuş olacağız. 
Edindiğimiz ilk bilgilere göre dileyen müşterilere kablo-TV şebekesi 
üzerinden 10Mbit’e kadar Internet hizmetlerini ulaştırmak mümkün 
olacaktır. Bugün Internet’e bağlı büyük kuruluşların en fazla 256Kbit 
veya 512Kbit hızları kullandığı düşünülecek olursa atılan adımın büyüklüğü 
ortaya çıkacaktır. Özellikle büyük kuruluşlar için kullanılan ve “kiralık hat” 
dediğimiz yöntemin TT alt yapısının uygun olmaması nedeniyle her yere 
ulaşamamaktadır. Kiralık hatlar için TT’un kullandığı santrallerin yetersiz 
kalışı kurumsal kullanımda Internet’in yaygınlaşmasını engellemiştir. 
Kablo-TV üzerinden verilecek olan kiralık hatlar ile bu sorun aşılmış 
olacaktır. Artık evimize gelen kablo-TV den bilgisayarımıza yapacağımız 
bir bağlantı ile çok yüksek hızlarla Internet’e bağlanmamız mümkün olacaktır. 
Bu iş için yapılacak yatırımın ise çok yüksek olmayacağını, özel kablo-TV 
modemlerinin alım sınırlarını zorlamayacağını müjdeleyebiliriz.

TTnet ve kablo-TV üzerinden Internet erişimi Türkiye’nin çağ atlamasını 
sağlayacak çok önemli iki adımdır. Ben de herkes gibi hızla bunların 
sonuçlanmasını bekliyorum, fakat altyapıda meydana gelen değişikliklerin 
faydalı olabilmesi için önemli bir adım da kişilerin eğitimi ve devletin bu 
sektöre ilgisidir.

Bugün tüm ülkelerde Internet ulusal bir sorun olarak ele alınmakta, 
geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve daha iyi kullanılabilmesi amacıyla 
araştırma ve politikalar belirlenmektedir. Türkiye’de ise bir kaç milletvekili, 
bazı bürokratlar ve yine son derece sayılı akademisyenlerin önderliğinde 
işler yürütülmektedir. Aslında bunda şaşıracak ve tuhaf gelecek bir şey de 
yoktur. Zira bu ülkemizin genel bir sorunudur. Eğitim konusunda atılan 
adımların yetersiz oluşuda benzer bir nedenden kaynaklanmaktadır. 
Internet konusunda ulusal anlamda atılan en somut adımlar ise geniş bir 
katılımcı kitlesiyle oluşturulan Internet Üst Kurulu, kamudaki sorunların 
görüşüldüğü Kamu-Net komisyonu, Türkiye’de elektronik ticaretin tartışıldığı 
Elektronik Ticaret Koordinasyon Kurulu ve ulusal bilgi ağı projesi olarak 
adlandırılan TUVENA projesidir. Bu proje ve kurullar büyük bir özveri ile 
çalışmalarını sürdürmekle birlikte ne yazık ki, ne devletten gerekli destekleri 
alabilmekte ne de çok somut adımları gereken hızda atabilmektedir. 
Devletin Bilişim Sektörü’ne bakışının değiştiğini görüyoruz, fakat halen 
gereken destek yeteri kadar gelmemektedir. Bunda devletin çalışmalarını 
planladığı ve yasalar çıkardığı organlarında meydana gelen rahatsızlık ve 
kesintilerinin çok önemli bir rolü olmaktadır. Özel sektör ise kendi açısından 
hızlı hareket ederek bazı açıkların kapanmasına yardımcı olmaktadır. Bugün 
dünyanın en gelişmiş ve en büyük şirketlerine sahip ülke olan A.B.D. de en 
büyük kazançları elde eden firmaların Bilişim sektöründen çıktığını görüyoruz. 
Yani bacasız endüstri olan bilgi, çağımızın alınıp satılan en önemli metası 
olmaktadır. Bu nedenle bilgiye yapılacak yatırımların artık diğer gelişmiş 
ülkelerde olduğu gibi devletin politikaları arasında olması gerekmektedir. 
Bilginin gücüne inanan ve buna yatırım yapan ülkelerin gelecekte çok daha 
hızlı gelişecekleri kesindir.    
  
Konumuzu toparlayacak olursak. Bilişim sektöründe meydana gelen 
gelişmelerin insanlığı nasıl değiştirdiğine değindik. Internet’in bu değişime 
olan katkısından bahsettik ve ülkelerin ulusal politikaları içinde Internet’in 
yerini anlattık. Internet toplumunun her geçen gün nasıl büyüdüğünü ve 
bilginin bununla birlikte insanların hayatını etkilediğinden bahsettik. Sonunda 
ülkemize baktığımızda bu gelişmelerin çok dışında olmadığımızı ve güzel 
yatırımların yapıldığını söyledik. Son olarak iğneyi yine kendimize batırarak 
insan faktörünün öneminden ve devletimizin Bilişim konusuna daha fazla 
önem vermesi gerekliliğinden bahsettik. Burada söylemek istediğim 
şeylerin tam detayına girmeye zaman ve yerim yeterli değil. Amacım 
ümitsizliğe kapılmadan “Bilgi Neferleri” ordusunun önderliğini yapacak 
arkadaşlarımla ve meslektaşlarımla yeni gelişmeleri paylaşmaktı. Konuyu 
genel bakış açısıyla ele alıp Bilişim sektöründe, özellikle Internet 
konusunda gelişmeleri insanlarımıza yansıtabilmemiz gerekmektedir. 
Çünkü edindiğimiz bilgiler paylaştığımız ölçüde değerlidir. Bu yazıyı okuyan 
herkese düşen görev de sanırım aynıdır.
 
 

Sevgi ışığınız aydınlığınız olsun.