Ana Sayfa
Antrak Gazetesi
Eski Sayılar
Antrak Ana Sayfası
Yorumlariniz ve Sorularınız için mail adresimiz. Editör Burçak Çubukçu'ya bu adresten ulaşabilirsiniz


İnternette İlk 
Türk Amatör Telsiz Gazetesi
BİSİKLETÇİLER!
Biraz da Ankara Dışına Çıkalım
 
Ali Akyol (TA2AX)
TA2AX Ali Akyol
E-Mail: ta2ax@antrak.org.tr
 



 

Bu ay sizlere anlatmaya çalışacağım rota Polatlı - Haymana - Ankara 
güzergahı. Bu geziyi İnternet üzerinden tanıştığım Tuğrul’un önerisi ile 
birlikte yaptık. Zevkli ve uzun bir gezi oldu. Başlangıç noktası olan 
Polatlı’ya Ankara’dan Boğaziçi Ekspresi ile gittik. Saat 8.00 de kalkıyor 
ve 1 saat 20 dakika sonra Polatlı’dasınız. Ankara Polatlı arası numaralı 
bilet ücreti kişi başı 350.000 TL, numarasız bilet alırsanız biraz daha ucuz, 
bisikletleri en öndeki bagaj vagonuna vermek zorundasınız, Polatlı’ya kadar 
bisiklet için 150.000 TL ücret bagaj vagonunda tahsil ediliyor. Bagaj 
vagonunun bir kısmı numarsız biletliler için ayrılmış bir vagon, eğer 
erken gelirseniz oturacak yer bulabilirsiniz. Haymana sapağı Polatlı’nın 
Ankara çıkışındaki benzincinin hemen yanından. Bu arada merak edenler 
için rotanın toplam uzunluğu 125 km kadarcık! Yok yok vallahi o kadar 
uzun değil, tabi ki bir günde bitirebilirsiniz, o da neymiş öyle demeyin, 
yol asfalt, trafik yok denecek kadar az, sağlı sollu tarlalar, 3 - 5 km de bir 
çeşmeler, harika, harika daha ne diyeyim.

Polatlı Haymana arası 42 km. Haritada Polatlı’nın denizden yüksekliği 875 mt, 
Haymana’nın ise 1225 mt olarak gösterilmiş, bu da doğal olarak 
Haymana’ya kadar yokuş demek anlamına gelse de Haymana’ya bir kaç 
kilometre kala bu yükseklik farkını daha çok hissediyorsunuz. Haymana’ya 
kadar genel olarak inişli çıkışlı bir yol. Biz Polatlı Haymana arasını iki saat 
onbeş dakikada aldık. Haymana içinde veya Haymana çıkışındaki 
(benzincinin olduğu) kavşaktan sola saptığınızda ilk binanın altındaki 
kahvehanede öğle yemeği molası verebilirsiniz. Hemen yanında da bakkal 
var. Biz burada durduk, meraklı bakışlar arasında çayımızı içip yemeğimizi 
yediğimiz kahvede bu kılıkta buralarda ne aradığımızı bize taze çay servisi 
yapmaya çalışan kahveciye izah ederek tabi ki. Bu arada bize iyice ısınan 
kahveci dışarıda bisikletlerin başında toplanan mahallenin tüm çocuklarını 
kovalama işini de kendine iş edinmişti. Eee buraya kadar gelmişken bir de 
şu kaplıcasını ziyaret edelim derseniz, kaplıca çıkışı Ankara’ya dönüş biraz 
zor olur endişesi içindeyim, ama yine de sizin bileceğiniz bir şey. 
Kime sorsanız size yerini gösterir.

Haymana çıkışı yine inişli çıkışlı bir yol. Tuğrul’un tur bisikleti var dolayısiyle 
benden daha hızlı, yokuşlarda tek başıma kalıyorum, yol kenarında otlayan 
ineklere laf atıyorum, ipledikleri yok. Yokuştaki halime acıyıp takılmam için 
korna ve ışık ile beni uyaran kamyoncuyu kırmıyorum. Yukarıya kadar beni 
yedeğine alıp çıkarttıktan sonra tepede durup yanıma geliyor. Bir yandan 
yediği kabak çekirdeklerini yere tükürmeye çalışırken bir yandan da tüm 
sevimliliği ile soruyor “gardaş nireye giden? Hele atla gamyona ben de 
Angara’ya gidiyom, götürem seni” sorularına ve isteklerine gerekli açıklamaları 
yaptıktan sonra teşekkür edip yanından ayrılıyorum, yokuş aşağı beni 
solarken tüm fiyakası ve sevgiyle çaldığı havalı kornası ile beni uğurluyor.

Sizlere bu gezi boyunca GPS ile kayıt etmeye çalıştığım yol haritasını pil 
sorunu nedeniyle ne yazık ki veremiyorum, en gerekli yerde pili biteceği 
tuttu aletin. Ama karayolları haritasına bakarsanız şimdi bahsedeceğim 
köyleri bulabilirsiniz. Haymana'dan yaklaşık 20 km sonra Oyaca, 12 km 
sonra da İkizce. İşte burası stratejik açıdan çok önemli bir yer. Şöyle ki; 
eğer Çankaya, GOP, ORAN taraflarında oturuyor ve bu yüzden Gölbaşı 
üzerinden Ankara'ya gidecekseniz ve Ahlatlıbel yokuşunu da çıkmayı göze 
aldıysanız anayoldan ayrılmayın, yaklaşık 30 km sonra Gölbaşı’ndasınız. 
Ama Ümitköy, Bilkent, ODTÜ taraflarına gidecekseniz İkizce’de anayoldan 
ayrılıyoruz, artık toprak yoldayız. İkizce’nin içindeki tek bakkalın yanından 
sola sapıyor, hemen soldaki kahvehaneyi geçip sağa dönen toprak ve 
kestirme bir yoldan Topraklı’ya geliyoruz. Eğer İkizce’deki anayoldan 
ayrılmazsanız 6 km sonra Topraklı’ya sapan bir yol daha var. Topraklı’dan 
sonra yaklaşık 1-2 km sonra sağa ayrılan ve nispeten kullanmakta 
olduğumuz toprak yoldan daha az kullanıldığı anlaşılan daha toprak bir yol 
sapağına geliyoruz. “Bilmediğin iyi yol, bilmediğin kötü yoldan daha iyidir” 
özdeyişini göz ardı ediyoruz veee.... Evet bu hiç bir yere gitmediği izlenimi 
veren yolu kullanacağız. “Yok arkadaş ben işlek olduğu anlaşılan anayoldan 
gideceğim, hiç bir yere sapmam” derseniz kendinizi bir anda olmasa da 
uzunca bir süre sonra Polatlı - Haymana ya da Polatlı - Ankara yolunda 
bulabilirsiniz. Bu toprak yola saptıktan 5-6 km sonra bir başka köye 
tepeden iniş yapıp içinden geçer ve tekrar tepeye tırmanırsanız, 2 km 
sonra bir asfalt yola çıkarsınız. Buradan sola sapıyoruz, gideceğimiz 
yer Hallaçlı köyü ve de sadece 4 km.

Hallaçlı köyü girişinde, eğer çok yorgun değilseniz yolun sağındaki bir konak 
hemen dikkatinizi çekecektir. Sanki buraya asırlar öncesinden konmuş 
bir perili köşkü andıran konağın tek uyumsuz tarafı buradaki diğer standart 
köy evlerinden sırıtan yapısal farklılığı dışında, hayaletlerin barındığına 
inandığım kulesindeki uydu anteni. Fark edilmemesine imkan yok, sırf 
bunu görmeye bile gidilir bunca yol. Neyse, bu konağın yanından sağa 
dönüp yokuş yukarı çıkan toprak yola dönüyoruz. Eğer dönmez ve düz 
devam edersek, köyün içinden geçip Şehitali köyüne giden ve oradan da 
Eskişehir yoluna ya da Torumtaş köyüne giden yoldan devam etmiş 
oluruz, bu da bize sonuna yaklaşmakta olduğumuz turda yolu uzatmaktan 
başka bir yarar getirmez. İşte sevgili bisikletçiler bu yüzdendir ki o perili 
köşkün yanından sağa sapıyor ve yaklaşık 7 km sonra Torumtaş’a 
varıyoruz. Bilmeyenler için bu köy Eskişehir Gölbaşı çevre yolunun 
hemen yanındadır ve daha önceki aylarda yazdığım yazılardaki İncek 
yoluna çıkar. Buradan sonrası size kalmış ister Dodurga üzerinden, ister 
İncek üzerinden Ankara’ya ulaşabilirsiniz.

Biz bu yolu dağ bisikleti ile toplam sekiz saat kırkbeş dakikada tamamladık. 
Kırkbeş dakikası mola ile geçti. Eminim tur bisikletleri ile daha kısa sürede 
tamamlanabilir, veya ters yönde denemek de bir hız getirir.

İyi eğlenceler.

Ali AKYOL
 

NOT: Eğer ANTRAK Gazetesi Ekim sayısını takip edebildiyesiz, 
buradaki rotalardan bir parkurun yol şartı değişmiş bulunuyor. Kooperatifçiler 
daha çok müşteri çekebilmek için asfaltlama çalışmalarına hızla devam 
ediyorlar. Alacaatlı İncek yol ayrımından itibaren Yeşil Barış! kooperatifine 
kadar çıkan yol asfaltlanmış durumda. Eğer yazın geçerseniz yanınızdan 
geçen kamyonlar sizi toza bulamayacaklar demektir. Ama bunun dışında 
isterseniz buraları görmek için biraz acele edin, zira yakında yeşil ile barışık 
olduğunu idda eden kooperatifler ve belediyeler etrafta yeşil bırakmama 
kararındalar.