|
TA2CIP Ahmet Sönmez
Biz amatörler hep "makina başında" olduğumuzu söyleriz…
Hiç düşündünüz mü, bir zamanlar başkaları da
başka makinaların başındaydı…!
Toplumların yaşamında "haberleşme"nin ne kadar önemli
olduğunu hiç
düşündünüz mü? Savaşta, barışta, günlük yaşamda….?
İnternet ortamında haberleşme sağlayan bilgisayarların,
cep telefonlarının,
kablolu TV yayınlarının ve uydu haberleşmesinin bugün
eriştiği teknolojik düzey
dünyayı giderek "küçültüyor".
Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin 75 yaşını coşku ile kutluyoruz.
Adına kısaca "haberleşme/ulaştırma" dediğimiz şeyin yakın
geçmişte
nasıl yapılabildiğini merak ettiğiniz oldu mu…?
Bugün 20 yaşlarında olanlar cep telefonu ve internet ile
büyüdüler…
Kablolu TV, çanak anten, bilgisayar gibi kavramlarla
yaşıyorlar…
Henüz bildikleri, hatırladıkları fazla bir şey
yok.
Bugün 30 yaşlarında olanların evlerinde telefon ve televizyon
hep vardı…
Evlerinden "otomatik" telefon görüşmesi yapabiliyorlardı.
Araç telefonu
ile "mobil" haberleşme devrimini gördüler. CB telsiz
kullanabildiler…
Televizyonları hep renkliydi…!
Bugün 40 yaşlarında olanlar, postaneye şehirlerarası telefon
yazdırdıklarını,
telgraf çekmek için postanede beklediklerini hatırlıyor…Çevirmeli
telefon
makinaları tuşlu telefonlara dönüşmüştü… Siyah-beyaz
tek kanallı
"TRT televizyonu" yayına başlamıştı. Evinde "telsiz cihazı"
olanlar "casus"
muamelesi görüyordu… ( Transistörlü radyoları hala çalışıyor
mu acaba? )
Bugün 50 yaşlarında olanların evlerinde lambalı radyolar
vardı.
Bu kuşak Türk vatandaşları bu radyoların mavi kartondan
yapılmış,
pullu mühürlü "ruhsat" vesikalarını gördü. Telgraf çekmesi
gerektiğinde
ucuz olur düşüncesiyle "ELT" telgraf gönderdi… Telefonları
büyük şehirlerde
bile sadece 5 rakamlıydı. Bu kuşak, "1648 kilo cycle"dan
yayın yapan
Ankara Radyosu’nun öğle tatilinde Anadolu basınına yazdırdığı
haber bültenlerini hatırlıyor…
* * *
Kurtuluş Savaşı’nı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu
günleri
hatırlayabilmek için, bugün 90 yaşlarında olmak gerekiyor.
O günler, İstanbul’un işgali sırasında Dolmabahçe Sarayı’nın
önünde
demirleyen donanmanın Londra ile "uzun dalga" telsiz
görüşmesi yapabildiği
günler… Aynı günlerde Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nı
örgütleyebilmek
için gece-gündüz Anadolu ve Trakya ile telgraf görüşmesi
yapmaya çalışıyordu…
Makina başındaydı..!
Mustafa Kemal’in cep telefonu yoktu…!
Cumhuriyet Türkiyesi’nin sivil toplum örgütlerinden biri
olarak
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına saygılar, sevgiler
sunuyoruz.
Ahmet Sönmez, TA2CIP
Amatör Telsizci
|