TA2FR Sinan Güven
E-Mail: ta2fr@antrak.org.tr
Sevgili Amatör arkadaşlar ve sitemizi ziyarete gelen
sayın konuklar, Değerli editörümüz
Burçak Çubukçu'nun yaptığı baskılar sonunda, sizlere,
sizleri ilgilendireceğini tahmin
ettiğim tıbbi konularda Basit, anlaşılabilir bilgiler
aktaracağım. Fakat bu servisimiz
Kasım ayında başlayacak. Bunu editörün baskısı sonucu
yapıyorum.
Ama bu aydan başlayarak, her ay sizlere yaşanmış
gerçek tıbbi öyküler
aktaracağım. Bunu kendi isteğimle yazıyorum.
Öykü no 1 :
BU BENİM KURBAĞAM DEĞİL
Kesinlikle hasta değildi, ama hastaydı da !.. hastalığın
tıbbi tanımı içerisinde hastaydı,
hastalığı genel anlamda organik bozukluk olarak
kabul edenlere göre hasta değildi.
Biraz kafadan çatlaktı belki ama,çok deli de sayılmazdı,
İşini gücünü yapıyor,
geçimini sağlıyor,ailesine bakıyordu. Çatlaktı, matlaktı
ama musallat olmuştu işte…
50 yaşlarında, orta boylu, buğday tenli, saçları hafif
dökük, yorgun bir çiftçi idi.
Takıntıları vardı, her şeyden şüphe ederdi, ama kesin
bildiği bir şey vardı ve
bu şüphe değildi, gerçekti .
Tarlasında çalıştığı bir yaz günü, yorgunluktan, dere
kenarında bir ağacın altında
uyuyakalmıştı. Olan işte o zaman oldu, bir kurbağa dereden
çıkıp zıplaya zıplaya
geldi ve açık duran ağzında içeri giriverdi. Böyle anlatıyordu
kendisi. O günden sonra
şikayetleri başlamıştı, kurbağa yediklerine ortak oluyor,
devamlı midesinde zıplayıp
duruyordu. Gece uykunun en derin yerinde kurbağanın zıplaması
ile uyanıyordu.
Doktor tecrübeli, iyi bir cerrahtı. Anadolunun çeşitli
kentlerinde yıllarca çalışmış,
deneyim kazanmış her tip hasta ile karşılaşmıştı. Ama
böylesini uzun meslek
hayatında hiç görmemişti.
Hasta, karnındaki kurbağa ile gelmiş, beni ameliyat et
diye tutturmuştu,
önce şaka sandı sonra başından savdı, ama hasta inatcıydı
artık her gün geliyor
ameliyat olmak için yalvarıyordu. Doktorun kendisini
böyle önemli birşey için
niçin ameliyat etmediğini anlamadığı gibi, zamanla çevredekilerde
doktora
baskı yapmağa başlamışlardı. Doktor her taktiği denedi
ama nafile.. hasta ‘hasta‘
olduğuna inanmıştı ama ya diğerleri…
Doktor bey diyorlardı, burada tarlada uyurken böyle şeyler
çok olur, kurtar şu garibanı.
Artık bıkmıştı, bir plan yaptı, en ince detayı düşünmüştü.
Anestezi verildikten sonra
5-6 cm lik bir kesi ile cildi açacak sonra birkaç dikiş
ile kapatacaktı.
Hasta yatırıldı, plan uygulandı, ameliyat başarılı geçmişti.
Hasta uyandıktan bir
kaç saat sonra doktor hastasını ziyarete gitti.
Odaya girdi, hastaya yaklaştı, güleryüzle güven verecek
bir şekilde elini tuttu,
ameliyatın başarılı olduğunu, artık kurtulduğunu söyleyerek
arkada sakladığı elini gösterdi.
Bak dedi işte burada…elindeki küçük kavanozun içinde bir
kurbağa vardı.
Hasta önce kurbağaya baktı…sonra bir sessizlik oldu
kaşlarını çattı… Bakışlarını doktora çevirdi, gözleri
çakmak çakmak ve öfke doluydu,
Okkalı bir küfür salladıktan sonra,
Doktor bey dedi , beni niye kandırıyorsun ? Bu benim kurbağam
değil…
Doktor konuşmağa fırsat bulamadan ilave etti,
Benim kurbağam yeşildi… |