Ana Sayfa
Antrak Gazetesi
Eski Sayılar
Antrak Ana Sayfası
Yorumlariniz ve Sorularınız için mail adresimiz.
 
 
İnternette İlk  
Türk Amatör Telsiz Gazetesi

Temel Elektronik

 
Şahin Küliğ (TA2CCS) 
TA2CCS Şahin Küliğ 
E-Mail: ta2ccs@antrak.org.tr 

Bu ay iletken, yalıtkan ve yarı iletken maddeleri açıklamaya çalışacağım. 
Elektrikle iyi kötü ilgilenen herkesin bildiği gibi iletken, elektrik akımı 
iletir. Yalıtkan elektrik akımını iletmez. Yarı iletken elektrik akımın ..... 
Şimdi burada duralım. Yarı iletkenin ne yaptığını anlatmadan önce bir madde 
nasıl iletken veya yalıtkan olur. Buna bağlı olarak da yarı iletken malzemenin 
yapısı açıklayacağım. 

Bilindiği gibi maddenin yapı taşına ATOM diyoruz. Atomun yapısı nasıldı? 
 
 

       
         
Bunu yukarıdaki Silikon atomunun şeklinde görebiliriz. Bu biçimdeki atom 
modeline BOHR modeli denmektedir. Aslında bilim adamları atom 
içerisinde habire yeni parçacıklar bulsalar da bizi şimdilik o kadar 
ilgilendirmiyor. Bu modelde ne var? Ortada bir çekirdek. Çekirdeğin 
içinde eşit sayıda proton ve nötron  bulunmaktadır. Protonlar atomun 
pozitif elektrik yükünü oluştururlar, nötronlar ise atomun kütlesini oluş- 
turmaktadırlar. Çekirdeğin dışında çeşitli yörüngelerde dolaşan ve 
atomun negatif elektrik yükünü oluşturan elektronlar vardır. Geçen sayıda 
evrende her şey dengededir demiştim. Burada da atomun dengede olması 
için elektronların sayısı protonların sayısına eşit olması gerekmektedir. 
Yukarıdaki şekilde gösterilen silikon atomunun elektronları en iç 
yörüngede 2 adet ortada 8 adet ve en dışta ise 4 adet olarak dizilmiştir. 
Bunların iç ve orta yörüngede olan 10 tanesi atomun çekirdeğine oldukça 
sıkı olarak bağlı olup en dıştaki 4 adedi ise gevşek olarak bulunurlar. En 
dıştaki 4 adet valans elektron yarı iletken içindeki elektrik akımını 
sağladıkları için ayrıca önemlidirler. 
 
 
Bir çok atom yan yana dizildiklerinde birbirlerine bağlanıp kristal yapı 
oluştururlar. Bu bağlantı dış yörüngedeki valans elektronları ortak 
kullanarak oluşturulur. Bu bağlantıya Kovalant Bağ (Covalent 
Bonding) adı verilmektedir. 
 
 
Şimdi atomun çekirdeğini bir mıknatıs gibi düşünelim. Bu mıknatısın 
metal bir parayı çekmesine izin verelim. Bu parayı mıknatıs üzerinden 
almamız güç olacaktır. Parayı mıknatıstan uzaklaştırdıkça, mıknatısın 
para üzerindeki çekim gücü azalacak, bizimde parayı mıknatısın çekim 
gücünden koparmamız kolaylaşacaktır. Atomdaki çekirdek pozitif yük 
taşıdığı için negatif yük taşıyan elektronları ve kendisine yakın 
yörüngedeki elektronları daha kuvvetti çekeceğini düşünürsek, dış 
yörüngedeki elektronlar daha az bir enerji ile atomdan kopartılabilir. 
Dış yörüngedeki elektronları bazı yöntemlerle koparmak mümkündür. 
Örneğin ısı, radyasyon. Bir madde içindeki elektronlar bu tür etkilerle 
koparılırsa elektronlar serbest elektron olarak dolaşırlar. Elektrik 
akımını elektronlar sağladığına göre bir maddeden elektrik akımı 
geçebilmesi için serbest elektronlara ihtiyaç vardır. Eğer herhangi bir 
sebeple maddeden elektron kopartılamıyorsa o madde yalıtkandır
Herhangi bir zorlamaya gerek kalmadan madde içinde serbest 
elektronlar varsa o madde iletkendir. Maddenin atomlarından 
elektronları çok küçük enerjilerle koparmak mümkün oluyorsa 
bunlar saf yarı iletken olarak tanımlanmaktadır. 

Şimdiye kadar yazdıklarımdan da anlaşılacağı gibi bir kristalin 
elektrik akımını iletebilmesi için elektronlarının bir takım 
zorlamalarla kopartıldığı görülmektedir. Şimdi saf kristal maddenin 
içine birtakım katkılar yaparak kendiliğinden elektriği iletebilecek 
hale getirelim. Silikon atomundan oluşan bir kristal yapı dış 
yörüngelerinde 4 elektron taşımaktadır. Bu kristale +3 yada +5 
değerlikli atomlar katacak olursak katkılı yarı iletken (Doped 
Semi Conductor) oluştururuz. 

Önce N Tipi yarı iletken oluşturalım. Silikon kristal içine +5 
değerlikli atom, yani 5 adet valans elektronu olan arsenik, 
fosfor, antimuan gibi maddeler katarsak aşağıdaki şekildeki 
yapıyı oluştururuz. 
 

+5 değerlikli bu atomun 4 elektronu etrafındaki silikon atomları ile 
kovalant bağ oluşturup bir elektronu açıkta kalmaktadır. +5 değerlikli 
atom kristal yapı içine fazladan bir elektron verdiği için  bu atomlara 
verici (Donor) atom denmektedir. Kristal içindeki fazla elektronlar 
kristale negatif özellik kazandırdığı için N Tipi yarı iletken 
denilmektedir. N Tipi yarı iletkenlerde ki  fazladan olan elektronlar 
iletkenliği sağlamaktadır. Bu elektronları kopartmak, hareket 
ettirmek için çok küçük enerji yeterli olmaktadır. 

P Tipi yarı iletken yapmak için saf kristal içine +3 değerlikli 
Alüminyum, Boron, Galyum, Indium gibi maddeler katmak 
gerekmektedir. +3 değerlikli atom etrafındaki silisyum atomları 
ile kovalant bağ oluşturur. Bir elektron eksik kaldığı için orada bir 
boşluk (Hole) oluşur. 
 

+3 değerlikli bu atomlara acceptor atomu denmektedir. Kristal 
yapı içindeki boşluklar pozitif yük taşıdıkları için bu şekildeki 
kristal yapıya P Tipi yarı iletken denir. P tipi yarı iletkenlerdeki 
boşluklar dışardan elektron alabildiği için iletkenliği boşluklar 
sağlamaktadır. 

Bu ay ki yazım size sıkıcı gelmiş olabilir. Aslında biraz da basit 
anlatmaya çalıştım. Fakat bu bölüm iyi anlaşılırsa bundan sonraki 
bölümler daha rahat anlaşılacaktır. 

Önümüzdeki sayıda görüşmek üzere iyi günler dilerim.