|
Giriş
“Altın oran kavramı ve bu
kavramın gizemi nedir?” diye düşündüğünüz olmuştur. Belki de bu kavramı ilk defa
duymuşsunuzdur. Peki, nedir altın oran, nereden çıkmıştır, pratik hayatta
kullanımı var mıdır? Doğada rastlanan bir kavram mıdır, yoksa öylesine ortaya
atılmış, zorlama ve yapay bir kavram mıdır?
Matematik de diğer bilim
dalları ve disiplinler gibi kötü niyetli ellerde tehlikeli bir oyuncak haline
getirilebilir. Düzenbaz falcıların sudan, kahve telvesinden ya da fasulyeden
gelecek öngörüleri oluşturmaları gibi, matematik de, din kitaplarından şifreler,
Nostradamus manzumelerinden kıyamet günü için tarih hesapları ortaya çıkartmakta
kullanılabilir. Bir bıçağı ile ekmek kesmek için kullanabileceğiniz gibi insan
öldürmek için kullanabilirsiniz örneğinde olduğu gibi. Altın Oran kavramı bu tür
istismarlarda da kullanılabilecek bir konu mudur? Yoksa bilimsel bakış açısıyla
ele alındığında anlamlı sonuçlara ulaşmamızda faydası var mıdır, gibi soruları
aklımızın bir köşesinde tutmakta fayda var. Şimdilik bu tür şüphecilikleri akıl
süzgeçlerimize bırakmak ve konuyu ele almak en iyisi sanıyorum.
2004 senesi içinde yıldızı parlayan yazar Dan Brown’nın Da Vinci Şifresi isimli
sürükleyici romanında işlenen pek çok alt konudan biri de altın oran’dı. (13.
basım, bölüm 20 sf: 104-112) Diğer adıyla
Fibonacci dizilimi ve Phi
sayısı. Aslında tarih boyunca bilinen kullanılan “Altın Oran” kavramına bir kere
daha dikkat çekilmesi romanın iyi yönlerinden biriydi. Konuya ilgi çekilmesi ise
geniş kitlelerin binlerce yıldır bir unutulup bir hatırlanan bu kavram hakkında
oluşturduğu merak ise romanın iyi yönlerinden biri olarak görülebilir şüphesiz.
Bu çalışmanın çıkış amacı, altın oran ile ilgili
verileri ve bulguları mümkün olan en objektif ölçüler içerisinde ortaya
koymaktır. Altın oran kavramını ileri sürerek herhangi bir ideolojik söylemi
desteklemek ya da kanıtlamak gibi bir amacı bulunmamaktadır.
Çeşitli kaynaklar altın oran konusunu bu şekilde
ideolojik söylemlerine destek olarak amaçları doğrultusunda kullanmaktan
çekinmemişlerdir. Çalışma için yapılan araştırma sırasında bu tür kaynakların
benzeri deformasyonları ayıklanmıştır.
Çalışmada deforme edilmiş iddialar yerine nesnel
veri ve bulgular ele alınarak gerçeklerin ortaya konulmasına gayret edilmiştir.
Altın Oran Nedir?
Altın
oran, 1 sayısına eklendiğinde kendi karesine eşit olan iki sayıdan biridir.
Altın oran 1,618033.... olarak devam eden ondalık sayıdır. 1 sayısına
eklendiğinde kendi karesine eşit olan diğer sayı da - 0,618033... olarak devam
eden ondalık sayıdır.
Altın orana ilişkin matematik
bilgisi ilk kez İ.Ö. 3. Yüzyılda Öklid’in Stoikheia
("Öğeler") adlı yapıtında "aşıt ve ortalama oran" adıyla kayda geçirilmiştir.
Eldeki veriler,bu bilginin geçmişinin aslında Eski Mısır’da İ.Ö. 3000 yılına
kadar dayandığını göstermektedir. Grek dünyasına da Pythagoras ve
Pythagoras’cular tarafından tanıtıldığı ileri sürülür.
Kısaca altın orana "göz
nizamının oranı" diyebiliriz.


Tarihte
görülebileceği gibi Sanatçılar bu özelliği kullanıp göze güzel görünen eserler
meydana getirmişlerdir. Örneğin Mona Lisa tablosunun boyunun enine oranı altın
oranı verir. Mona Lisa'nın yüzünün etrafına bir dikdörtgen çizdiğinizde ortaya
çıkan dörtkenar bir altın dikdörtgendir. Bu dikdörtgeni, göz hizasında
çizeceğiniz bir çizgiyle ikiye ayırdığınızda yine bir altın oran elde edersiniz.
Resmin boyutları da altın oran oluşturmaktadır.
M.Ö. 500’lü yıllarda yaşamış
olan tüm zamanların en büyük matematikçilerinden biri olan Pisagor (Pythagoras),
altın oranla ilgili aşağıdaki düşüncelerini dile getirmiştir:

"Bir insanın tüm vücudu ile
göbeğine kadar olan yüksekliğinin oranı, bir
pentagramın uzun ve kısa kenarlarının oranı, bir dikdörtgenin uzun ve kısa
kenarlarının oranı, hepsi aynıdır. Bunun sebebi nedir? Çünkü tüm parçanın büyük
parçaya oranı, büyük parçanın küçük parçaya oranına eşittir." (Eğer normal
bir pentagonun AB kenarlarını içersine çizilecek bir pentagramın AC uzunluğu ile
karşılaştırırsak uzunluğunu Ø = (1 + √5)/2 = 2cos(p/5) = 1.61803... olarak buluruz yani altın oran sayısı.)
Altın oranın gizeminin ne olduğunun cevabı,
Fibonacci lakaplı İtalyan matematikçinin bulduğu bir dizi sayıda gizlidir.
Fibonacci sayıları olarak da adlandırılan bu sayıların özelliği, dizideki
sayılardan her birinin, kendisinden önce gelen iki sayının toplamından
oluşmasıdır.
Leonardo
Pisano ya da takma adıyla
“Fibonacci” Kimdir?

Orta çağın en büyük
matematikçilerinden biri olarak kabul edilen Fibonacci İtalya'nın ünlü Pisa
şehrinde kesin olarak bilinmemekle birlikte 1170 yılında doğmuştur. Çocukluğu
babasının çalıştığı Cezayir'de geçmiştir. İlk matematik eğitimini Müslüman bilim
adamlarından almış ve İslam uygarlığının kitaplarını incelemiş ve üzerlerinde
çalışmıştır.
1201 yılında "Liber Abacci" (cebir
kitabı) adında bir matematik kitabı yazmıştır. Arap rakamlarını ve bugün
kullandığımız sayı sistemini Avrupa'ya tanıtmıştır. Bu kitapta, ilkokulda
öğrendiğimiz temel matematik (toplama, çarpma, çıkartma ve bölme) kurallarını
birçok örnek vererek anlatmıştır. Dönemi için Avrupa’da bilinmemekle birlikte bu
kadim bilgilerin matematikte bir sıçrayış için başlatıcı etkiyi yapmış olduğunu
ileri sürmek yanlış olmaz. Avrupa unutulan bilgileri Fibonacci sayesinde yeniden
hatırlamıştır…
Fibonacci Sayıları:
0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597,
2584,...
Fibonacci
dizisinde bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde birbirine belirgin
şekilde yakın sayılar çıkar. Serideki 13. sırada yer alan sayıdan (233)
itibaren bu sayı sabitlenir.
ALTIN
ORAN = 1,618
233
/ 144 = 1,618
377
/ 233 = 1,618
610
/ 377 = 1,618
987
/ 610 = 1,618
Altın Oran (golden ratio, the
golden ve divine proportion olarak da bilinen golden section), Fibonacci
sayılarına ait bir özelliktir. Sanatta, doğa da hatta yaşayan organizmalar da
bile görünen bu ilgi çekici oran çoğu kişi tarafından yüce bir Yaratıcı'nın
varlığının ispatı olarak görülür. Yaratıcının varlığının ispat edilmesinin
gerekip gerekmediği tartışmasını konu dışı olması nedeniyle bir yana
bırakıyorum.
Fibonacci diziliminin genel
olarak anlamı: ''Dizideki bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde
birbirine çok yakın sayılar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sırada yer alan
sayıdan (233) sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı 'altın oran' olarak
adlandırılır''
Bildiğimiz “p”
Pi sayısı gibi belli bir sıradan sonra yani 13. sıradan sonra sabitleşen Altın
oran 1.61803398874989...’a eşittir. Yunan alfabesinden gelen “F”
PHi ile sembolize edilir.
İnsan bedeni
İnsan bedenine
bağlı beş belirgin parça vardır. Bunlar iki kol iki bacak ve kafadır. Aynı
zamanda kollar ve bacaklara bağlı el ve ayaklarda beşer tane parmak
bulunmaktadır. Ayrıca yüzümüzde de dışarıya açılan 5 nokta bulunmaktadır. Bunlar
iki göz iki burun deliği ve ağızdır. 5 sayısının da phi ile ilginç bir
bağlantısı bulunmaktadır.
Buradaki 5 sayıları aşağıdaki şekilde bizi phi
sayısına ulaştırır.

50.5 * .5 + .5 = Ø
İnsan İşaret Parmağı
Elinizin işaret parmağınızın
şekline bir bakın. Eğer standartlar dışında bir yapısı yoksa parmağınızda da
altın oranı bulabilirsiniz.

Şekilde işaret
parmağınızın her bölümü bir öncekinden 1,618...( yani altın oranın değeri )
kadar büyüktür ve üstteki cetvele dikkat ederseniz her bölüm 2, 3, 5, 8 e yani
ardışık fibonacci sayılarına karşılık gelmektedir. Şekilde pembe, yeşil, sarı ve
mavi çizgiler altın oranı gösterir.
İnsan Yüzü

Şekildeki resimde de
gördüğünüz gibi kafa bir altın dikdörtgenin içinde. Kulaklar arasındaki mesafe,
gözle üst dudak arasındaki, burnun altı ile çene arasındaki mesafe (resimde mavi
çizgi ile gösterilmiş) hep altın oran içermektedir. Resmi incelerseniz daha
başka altın oranlar da görebilirsiniz. Bunlarda sarı ve yeşil çizgilerle
gösterilmiştir.
Örneğin üst
çenedeki ön iki dişin enlerinin toplamının boylarına oranı altın
oranı verir. İlk dişin genişliğinin merkezden ikinci dişe oranı da altın orana
dayanır. Bunlar bir dişçinin dikkate alabileceği en ideal oranlardır.
Akciğerler
Amerikalı
fizikçi B. J. West ile doktor A. L. Goldberger, 1985-1987 yılları arasında
yürüttükleri araştırmalarında, akciğerlerin yapısındaki altın oranının varlığını
ortaya koydular. Akciğeri oluşturan bronş ağacının bir özelliği, asimetrik
olmasıdır. Örneğin, soluk borusu, biri uzun (sol) ve diğeri de kısa (sağ) olmak
üzere iki ana bronşa ayrılır. Ve bu asimetrik bölünme, bronşların ardışık
dallanmalarında da sürüp gider. İşte bu bölünmelerin hepsinde kısa bronşun uzun
bronşa olan oranının yaklaşık olarak 1/1,618 değerini verdiği saptanmıştır.
Kalp Atışları
Arayınca altın oranı kalp
atışlarında bile bulmak mümkün.
Kulağa biraz zorlama gibi
gelse de ekg görüntüsünü bir kontrol edin.
Kalp bu resme
göre Phi sayısına uygun atıyor ancak emin olabilmek için başka bir ekg bulup
denemesi mümkün tabii.

Mimari
Türk mimarisi ve sanatı da
altın orana ev sahipliği yapmıştır. Mimar Sinan'ın da birçok eserinde altın oran
görülmektedir. Mesela Süleymaniye ve Selimiye Camileri'nin minarelerinde bu oran
görülmektedir. Türk mimarisi ve sanatı da altın orana ev sahipliği yapmıştır:
Konya'da Selçukluların inşa ettiği İnce Minareli medresenin taç kapısı,
İstanbul'daki Davut Paşa Camisi, Sivas'ta Mengüçoğulları'dan günümüze miras
kalan Divriği Külliyesi genel planlarından kimi ayrıntılarına dek altın oran
kendini göstermektedir.
Eski
Yunan Uygarlığında da altın dikdörtgen birçok yapıda kullanılmıştır. Bunlardan
biri de Atina'daki Partenon'dur. Partenon İ.Ö. 430 ve ya 440 yıllarında tanrıça
Athena için yapılmıştır. Tapınağın orijinal planları elimizde olmasa da,
tapınağın uzunluğu genişliğinin kök 5 katı olan bir dikdörtgen üzerine inşa
edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca tapınakta daha başka altın dikdörtgenler de
göze çarpmaktadır (altın dikdörtgen kenarları oranı altın oran olan
dikdörtgenlerdir).
Altın oran
sadece Yunanlılar tarafından kullanılmamıştır. Mısır'daki Keops piramidinde,
Paris'in ünlü Notre Dame Katedralinde altın oranın izlerini görmek mümkündür.

Leonardo da Vinci (1452-1519)
eserlerini altın orana uyarak gerçekleştirmiştir. Günümüz mimarlarının
üstadlarından olan Ernst Neufert altın oranı kullanmıştır.
Altın Dikdörtgen
Şekilde gördüğünüz
dikdörtgen biraz amatörce
çizilmiş de olsa altın bir
dikdörtgendir. Dolambaçlı model (meander pattern) olarak adlandırılan bu çizim
doğada pek çok yerde karşımıza çıkabilir. Hatta hemen deneyebilirsiniz işaret
parmağınızı kıvırın ve çıkan şekle bakın. Şekilde altın dikdörtgende ortaya
çıkan altın oranı rahatça görebilirsiniz.

Bitkiler
Ayçiçeğinde yer alan
ayçekirdekleri saat yönünde 55 adet buna karşılık saat yönünün tersine 89 adet
ayçekirdeği tanesi bulunur. 89/55=1.618 Sanırım artık sürpriz olmuyor
J
Papatyalar da büyürlerken her
dal Fibonacci serisine uyarak yükselmektedir.

Çam Kozalakları
Çam kozalaklarında saat
yönünde 5 sıra varken ters yönde 8 sıra yer alır. 8/5=1.6 sayısını verir ki
sanırım bu da phi sayısına oldukça yakın bir değer.
Nautilus
Pompilius
Evrimin
ilk aşamalarından beri değişmeden aynı büyüme şeklini izleyen kabuklu deniz
hayvanlarının büyüme şekilleri ilgi çekicidir. Milyonlarca yıllık fosillerde de
günümüzde de karşılaştığımız bu bildik şekil deniz kabuklarının büyümeleri altın
oranı karşımıza çıkartır.
İşitme ve Denge Organı
İnsanın iç kulağında yer alan
Salyangoz cisimciği ses titreşimlerini beyne aktaran bir sistemin parçasıdır. Bu
ilginç organımız da, altın orana uyan salyangoz yapısındadır.
DNA
DNA molekülü tüm yaşamın programını taşımaktadır. Temelinde
de altın oran bulunmaktadır. Her tam turunda 34 angstrom uzunluğunda ve 21
angstrom genişliğindeki çift heliks spiral yapısı ile tabi ki altın oranı
bünyesinde bulundurmaktadır. 34/21= 1.619 sayısını bulmaktadır. Malum sayımız
1.618 yani phi sayısına ne kadar da yakın öyle değil mi?

Evren
Gezegenlerin birbirlerine olan
uzaklıklarından tutun da, Satürn’ün halkalarına hatta evrenin kendi şekline
kadar phi sayısı tekrar tekrar kendini gösterir.
Yeni buluşlar göstermiştir ki
evrenin şekli bir dodecahedrondur (12 yüzü eşkenar beşgenlerden (pentagon)
oluşan bir yapı ki bu da temelinde phi sayısı olan bir yapı olarak kendini
gösterir.

Sonuç
Altın oran ile ilgili somut birtakım veriler ve
ortaya çıkan gerçek durum söz konusudur. Yazı boyunca anlatılan örneklerde
neredeyse baktığımız her yerde görme imkânımız bulunan altın oran için
yapılabilecek bir yorum kaosun da bir düzeninin olabileceğidir.
Gerisi ise, insanı düşünceye daldırıp, götürür.
KAYNAKLAR
--------------
http://www.metu.edu.tr/~e115152/project/index.htm
http://mimoza.marmara.edu.tr/~fucar/fucar/altinoran.htm
http://www.bilist.8m.com/alto.htm
http://matlab.s5.com/altin%20oran.htm
http://www.hardwaremania.com/forum/showthread.php?t=13957
http://www.antoloji.com/nedir/g.asp?terim=2462
http://www.matematikdosyasi.com/netmatematik.php?id=6
http://proje.bitek-o.org/G31224A440/Leonardo_ve_Altin_Oran.htm
http://www.world-mysteries.com
http://www.mathwright.com
http://techcenter.davidson.k12.nc.us
http://goldennumber.net
http://www.siportal.it
http://proje.bitek-o.org
http://www.barik.net/category/Academia/
http://www-groups.dcs.st-and.ac.uk/~history/Mathematicians/Fibonacci.html
http://www.cerritos.edu/jmadden/intro/Fibonacci_files/Fibonnaci%20Page.htm
Konu ile ilgili ek olarak
verilebilecek bir kaç adres daha aşağıda...
http://tebesir.webhostme.com/altin.htm
http://sci-stud.ankara.edu.tr/~fn982704/fbs.html Fibonacci Sayıları & Altın
Oran
http://members.lycos.co.uk/alacasite/modules.php?name=News&file=article&sid=278
Altın Oran Nedir?
http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=6972 Altın Oranla
İlgili bir hikâye
|