Ana Sayfa
Antrak Gazetesi
Eski Sayılar
Antrak Ana Sayfası
Yorumlariniz ve Sorularınız için mail adresimiz.


İnternette İlk 
Türk Amatör Telsiz Gazetesi
Radyo'nun Öyküsü
 

Sinan Güven (TA2FR)
TA2FR Sinan Güven
E-Mail: ta2fr@antrak.org.tr
Radyo'nun öyküsü, bilim tarihinin yaklaşık 100 yılını alan bir öyküdür. 
Radyo birdenbire ortaya çıkmamış, bilim tarihinde her birinin önemli 
buluşları olan pek çok amatör, profesyonel bilim adamının katkıları 
ile meydana gelmiştir.

1791 yılında Londra'da, yoksul bir ailenin, bir çocuğu dünyaya geldi.
Demirci baba ve ev hizmetçisi annenin gücü, çocuğun okuma yazma ve 
biraz aritmetik  öğrenmesini sağlayabildi. Daha sonra bir kitapçının 
yanında çırak olarak çalışmaya başlayan bu çocuk 
'Michael Faraday' idi (1791-1867). Faraday kendi çabaları sonucu 
1823 de  kraliyet bilim akademisi üyesi ünlü bir bilim adamı oldu. 
19. y.y.  başlarında elektriğin ne olduğu bilinmiyor, bir akışkan 
olabileceği düşünülüyordu. 1820'de Danimarkalı bilim adamı 
Hans Oersted elektrik akımı taşıyan bir telin yakınındaki pusula 
ibresinde bir sapma olduğunu bulmuştu. Faraday elektriği bir kuvvet 
diye niteledi ve mıknatısın elektriksel etkisini sezinledi. 
1831 yılında 'Elektromagnetik İndüksiyon' olayını açıkladı. 
Bugün kullandığımız 'Elektrot - Anot - Katot - İyon - Elektrolit ve 
Alan kavramı' Faraday'ın bilime kazandırdıklarıdır.

Faraday'ın 1831 yılında elektromagnetik indüksiyonu açıkladığı sırada, 
kimilerince 19 y.y.‘ın en büyük fizikçisi kabul edilen bir zengin çocuk 
doğdu. Babası Edinburg kraliyet akademisi üyesi olan bu çocuk 
'James Clerk Maxwell'di (1831-1879). Çok meraklı ve zeki bir çocuk 
olan Maxwell'in daha 7 yaşında iken annesini kaybetmesi dışında bir 
sıkıntısı olmadı. Faradayın deneysel buluşlarının etkisinde olan Maxwell, 
Faradayın pratik uygulamalarını teoriğini geliştirdi ve Maxwell 
denklemleri denilen dört denklem ile Elektromagnetik kuramı 
formülize etti. Manyetik alanın elektrik üretmesi yanısıra, Elektrik 
alanın da manyetizmaya neden olduğunu gösteren Maxwell, 
elektromagnetik alanın ışık hızıyla etkileşim sağladığını ortaya koydu.

Bu olaylar olduğu sırada başka bazı bilim adamları da buna benzer 
konularda çalışmalar yapıyorlardı. Gauss ve Weber bunlardan ikisi idi.
Manyetizma üzerine kafa yoran bu iki bilim adamı 'Göttingen 
manyetizma derneğini' kurdular. Weber; Ohm‘un bulduğu bazı 
etkileri incelemek için 1832 yılında bin metre uzunluğunda çift 
telli bir hat oluşturarak bir harf kodu geliştirdi ve iki bilim adamı 
ilk defa elektriğin yardımı ile haberleştiler.

Heinrich Hertz (1857-1894 ) Hamburg'da doğan Hertz uzun yıllar 
mühendislik ve bilim adamlığı arasında bocaladı durdu. Sonunda bilim 
adamı olarak bilim tarihine geçti. Hertz Maxwell'in teorik olarak 
öngördüğü elektromagnetik dalgaların deneysel kanıtını bulmak için 
çalışmalar yaptı, 10 mm aralıklı iki madeni küreye elektrik verdiğinde 
bir kıvılcım sıçraması olduğunu gördü, daha sonra  bu kürelere bir 
metre uzaklıkta bir tele, iki madeni küre daha bağladı ve ilk kürelerde 
kıvılcım olduğunda uzaktaki kürelerde de kıvılcım atlamaları oluştuğunu 
gördü. Bu tel olmaksızın ilk elektromagnetik dalga yayılımı idi.
Yıllar sonra Hertz meşhur bir bilim adamı iken, çocukluğunda yanında 
çalıştığı ustaya: çırağın bir profesör oldu denince 'Yazık olmuş,
mükemmel bir tornacı olabilirdi' dediği anlatılır.

Fransız fizikçisi Edouart Branly (1844-1940) 1890 yılında radyo alıcısı 
tasarlamaları yaptı.
Branly borusu veya  'Koherer' denen aleti buldu, bu içine maden 
talaşı doldurulmuş iki ucu kapalı bir cam boru idi. Elektromagnetik 
dalgaların etkisi ile direnci değişen bu aygıt, Hertz'in osilatöründen 
sonra yapılan bir çeşit osilatör idi.

Rus mühendis Aleksandr Stepanoviç Popov (1859-1906). 
Hemen hemen Branly ile aynı alanlarda çalıştı ve ilk elektromanyetik 
dalga alıcısını 1883 yılında yaptı. Branly nin koherer aletini geliştirdi ve 
buna bir tel parçası takıldığında hassasiyetin arttığını gördü.
Bu ilk antenin bulunuşudur. 24 Mart  1896 da 250 metrelik bir 
uzaklıktan mors işaretleri ile 'Heinrich Hertz' sinyalini  gönderdi. 
Bu ilk telsiz telgraf'dır.

Bu yıllarda bu konular üzerine çalışmış ama, bilim tarihine geçememiş 
insanlar da vardır,
Mahlon Loomis ve David Edward Hughes bunlardan sadece ikisidir.

İtalyanın Bologna kentinde 1874 yılında Guglielmo Markoni adı konulan 
bir çocuk doğdu. Babası zengin, arazi sahibi bir adamdı, çocuğun 
okulda vakit kaybetmemesi ve ziyan olmaması için özel derslerle 
onu eğitti. Üniversitelerdeki bazı dersleri de dinleyen Marconi Hertz'den
etkilenerek onun osilatörüne benzer bir alet yaptı, daha sonra buna 
anten uyguladı ve 3 metre ilerideki zili çaldırmayı başardı. Bu uzaklık 
yeterli değildi, Marconi koherer aygıtını geliştirdi ve anten kullanarak 
3 km uzaklığa erişti. İtalyan yetkili makamları Marconiye ilgi 
göstermeyince, İngiltere'ye gitti, 1896 yılında İngiltere'de bir gümrük 
memuru Marconi'nin  'Marconifon'unu casusluk aygıtı sanarak 
parçaladı (not: bu olayların aynısı 80 yıl sonra ülkemizde de olmuştur.)
Marconi İngiltere'de cihazını geliştirdi patentini aldı. 1897 yılında kendi 
şirketi olan 'Wireless telegraph and signal co.'yu kurdu. Gelişmiş cihazları 
sayesinde İngiltere ile Fransa arasında mors sinyalleri gönderdi, 
1902 de de Atlantik ötesine  …  yani S harfi ile oluşan sinyali 
göndermeyi başardı.

Marconi çalışa dursun 1904 yılında  John A. Fleming diyot lambayı 
keşfetti. 24 Aralık 1906 günü Prof. Reginald Aubrey Fessenden ilk 
radyo yayınını Massachussets kentindeki 'National Electric Signalling Co.'ya 
ait 140 metre yüksekliğindeki bir radyo anteni vasıtası ile yaptı ve ilk kez 
'Oh, kutsal gece'‘ adlı parça yayınlandı. Artık radyo gelişiyor ve yayılıyordu.

1907 yılında De Forest triyot lambayı buldu. Artık radyonun gücü 
artmıştı. De Forest kendi kurduğu 'De Forest Radyo Telephone Co.' 
şirketi ile ilk düzenli radyo yayınına başladı.
De Forest'in şirketi 1910 yılında halk için radyo alıcıları yapıyor ve 
satıyordu gerçi alanlar takım halinde bu radyoları kurmak için uğraşıyorlardı 
ama olsundu? Westinghouse Co. ilk tek parça radyoyu üretti ve bunu 
alanlar yalnızca  Frank Conrad'ın Pittsburgh  8XK istasyonunu 
dinleyebiliyorlardı. Fiyatı 10 dolardan satışa çıkan bu radyolar piyasaya 
çıktığında ‘Harika Alıcılar ‘ diye reklamları yapılıyordu.

İngiltere'de tek parça alıcılar Marconi şirketi tarafından 1922 yılının yazında 
üretildi, sonbaharda BBC yayına geçti. Marconi'nin 3 model olarak 
piyasaya sürdüğü alıcılar. (Marconiphon Crystal Junior ) 
(Marconiphon V 1) ve (Marconiphon V 2) idi.

Daha sonra öykü devam etti, transistor bulundu, teknoloji ilerledi,
benim amatörlüğe başladığım yıllarda portatif radyo diye reklamları 
yapılan bavul büyüklüğündeki radyolar cebe girdi, entegre devrelerin 
bulunuşu ile radyo iyice küçüldü, küçüldü…

Küçülmesine küçüldü ama, eskiler cızırtılı sesleri ile yayın yapan UD 
istasyonlarını unutamadılar. Kimileri eski radyoları toplayıp onarmaya 
başladı, çünkü onların tadı bir başka idi, işte ben de bu eski radyocu 
takımından bir amatörüm, ama en eski radyom 1935 
yılına ait, keşke 1922'li yılların bir Marconifon'una sahip olsam. 
Hoşçakalın.

NOT : Türkiyede ilk radyo yayınını yapan istasyon  5 Mayıs 1927 de 
'Burası İstanbul telsiz telefonu' anonsu ile 1200 metre 
tul-u mevc 250 kilosikl den yayın yapan sirkeci postanesi üst katındaki 
radyo vericisidir.


BİLİM TARİHİNDEN

Bilim tarihinde herkezin bilmediği bazı noktalar vardır, bunlar her 
kitapta yazmaz ancak derin araştırmalarla bulunur. Antrak derneğinden 
bir grup amatör yaptıkları çalışmalar sonunda:

  • Michael Faraday ın kafesi bulduğunu
  • Leonardo da  Vinci 'nin  bugun vinç dediğimiz aygıtı bulduğunu
  • Louis Pasteur ‘un  pastırmayı keşfettiğini
  • John Dalton ‘un Avarel Dalton ‘un haydutluğu bıraktıktan sonra yeni 

  • adla keşifler yapan zat olduğunu buldular ve Kopernik ile ilgili 
    olarak şu gerçeği ortaya çıkardılar.
  • Kopernik  in asıl adı nik idi babası göçmen bir Türk'tü. Evinin 

  • bahçesinde  üzüm yetiştiren bu zat, çok sessiz ve kibar olan 
    oğlunun 'koparayım mı baba' demesinden bıktığı için adını 
    Koparnik olarak değiştirdi. Sonra bu ad ses uyumu nedeni ile 
    kopernik olarak telaffuz  edildi.

 
 
 
 
 

 

Saksıyı Çalıştırma Köşesi : 
Saksıyı Çalıştırma Köşesi: Eski radyo toplayan TA2CIP gibi eski
bir amator, Kadran ipini sarmak için ibreyi, kadranda en yüksek 
dalga boyuna getirir (UD  2000 metre gibi) ve ipi sarar.
Bu durumda havalı kondansatör kapalı mı, açık mı olmalıdır?
 
 

Geçen Sayının Cevabı: Yalnızca 2 pi dir, yani ipi yaklaşık 6.28 metrecik 
uzatmak gerekir. Çünkü çevre; çap ile  pi çarpımıdır. 
O halde birinci halde çevre 2pr ikinci halde ise 
çevre  2pr + 2p'dir (not :  r=yarıçap).